Sizindir.com Firma Rehber Portalınız

Kanser Teşhisiyle 10 Senede 7 Sefer Operasyon Oldu, Gerçek Bambaşka Çıktı | Sizindir.com Firma Rehber Portalınız
Kanser Teşhisiyle 10 Senede 7 Sefer Operasyon Oldu, Gerçek Bambaşka Çıktı

Kanser Teşhisiyle 10 Senede 7 Sefer Operasyon Oldu, Gerçek Bambaşka Çıktı

 

Adana'da, 10 sene önce "kolon kanseri" teşhisi konulan 26 yaşında olan Salih Murat'ın, 7 sefer operasyon geçirip, 26 kiloya düştükten sonra kanser olmadığı anlaşıldı.

ADANA'da, 10 sene önce "kolon kanseri" teşhisi konulan 26 yaşında olan Salih Murat'ın, 7 defa operasyon geçirip, 26 kiloya düştükten sonra kanser olmadığı anlaşıldı.Çukorova Üniversitesi Tıp Fakültesi Balcalı Hastanesi'nde Prof. Dr. Yüksel Gümürdülü'nün "Crohn hastası" olduğunu saptadığı genç, bu istikamette yapılan rehabilitasyonun hemen peşinden iyileşti.

TRAJİKOMİK KANSER REHABİLİTASYONU SÜRECİ

Daha çocuk sayılacak yaştan itibaren hayalindeki hiçbir şeyi gerçekleştiremeden hastanelerde sanki çile dolduran Salih Murat, yaşadığı trajikomik kanser rehabilitasyonu maceranını anlatırken, duygu dolu anlar yaşadı.

2006'DA KOLON KANSERİ TEŞHİSİ KONDU

Salih Murat'ın anlattıklarına göre, onun acı dolu hikayesi 2006 seneninde ve daha 16 yaşındayken başladı. Karnında başlayan ani ağrılarla müracaat ettiği hastanede "kolon kanseri" teşhisi konularak, onkoloji muayenehaneninde rehabilitasyon gören Salih Murat, bir türlü iyileşemedi.

55 kilodan 26 kiloya kadar düşen gence, ağrıları ve atakları geçmeyince bağırsağında bulunan bir kitlenin yırtılmaya kapı araladığı bilgisi verildi. Salih Murat, bunun üzerine bir hayli sefer operasyon geçirse de hiçbir rehabilitasyondan pozitif netice alınamadı. Talihsiz genç, hastalığına çare bulmak için ailesi tarafından sağlık kurumu hastane dolaştırıldı.

Yurt içinde birçok hastaneye müracaat eden, gittiği her hastanede "yapılacak bir şey kalmamış sabahı göremez" denilen genç, onkoloji servislerinde yıllarca adeta çile doldururken, aldığı kemoterapinin ardından saçları döküldü.

"KEMİK YIĞININA DÖNÜŞTÜM"

Tedavisi müddetince adeta kemik yığınına dönüştüğünü anlatan Salih Murat, şunları söyledi:

"7 ameliyatın 4'ünde apandisit, birinde safra kesemin alındığı yazıldı. 72 saati geçen ağır ataklarım oluyordu. Ağrıbaşladığında kendimi evin duvarlarına çarpıyordum. Gittiğimiz doktorlar anneme ve akrabalarıma her şeye hazırlıklı olmaları gerektiğini dahi söylemişler. Aşırı kilo kaybını gören hastaneler beni umutsuz olay olarak görüp almak istemiyorlardı. Artık umudum kesilmişti. Ben de hastanelere gitmek istemez olmuştum. Annem, teyzem ve tüm yakınlarımın benden saklı gizli ağladıklarını biliyordum. Ben iyileşemediğim gibi daha çok acı çekiyordum. Ölümü artık kabullenmiş vaziyetteydim."

BAŞKA DOKTOR DOĞRU TEŞHİSİ KOYDU

Son çare olarak Çukorova Üniversitesi Tıp Fakültesi Gastroenteroloji Anabilim Dalı Profesörlerinden Yüksel Gümürdülü'nün kendilerine önerildiğini anlatan Salih Murat, şöyle devam etti:

"Teyzem, son bir kez de Yüksel hocamın beni görmesi için ısrar etti. Zorla gittiğim Balcalı Hastanesi'nde de aslında umudum yoktu. Değerli hocamız, önce raporlarını inceledi ve yaptırdığı çeşitli tetkiklerin ardından kanser olmadığımı söyledi."

AĞRI KESİCİ KULLANMADAN 1 YILDA İYİLEŞTİ

Salih Murat, Prof. Dr. Gümürdülü'nün tedavisinin ikinci ayından itibaren hızla düzelmeye ve kilo almaya başladığını belirterek, şöyle konuştu:

"10 yıldır kanser olduğunu bildiğim hastalığımın aslında kanser değil crohn (irinli bağırsak hastalığı) ve FMF hastalığı olduğunu Prof. Dr. Gümürdülü'den öğrendim. Doktorum beni çok sıkı izledi. Hastanede yatak tedaviye başlandığında 26 kiloydum. Gün gün kaybettiğim umutlarımı, yeniden gün gün yine yeşertmeye başlamıştım. Değerli hocam, her gün bizzat kendisi beni kontrol ediyor ve hemşirelere yapmaları gerekenleri anlatıyordu."

Yanlış teşhis yüzünden 10 yılının hayat mücadelesi vermekle ve ameliyatlarla geçtiğini belirten Salih Murat, tedavi süresince bıçak altına hiç yatmadığını ve ağrı kesici kullanmadan doğru tedavi yolları sayesinde bir yılda iyileştiğini söyledi.

ŞİMDİ İKİNCİ ÜNİVERSİTEYİ OKUYOR

Hayatına kaldığı yerden devam etmek isteyen Salih Murat, şimdi özel bir şirkette çalışıyor ve ikinci üniversiteyi okuyor.

Doktorunu daimi ziyaret eden Salih Murat, "Canı veren Allah elbette ancak, değerli hocam hayatımın kurtulmasına vesile oldu. Kimi geceler 10 yıllık hayat mücadelem gözümün önünde canlanıyor. O anda içimden doktoruma ileti yazmak geliyor. Cep telefonuma sarılıp defaatle teşekkür duygularımı kendisine iletiyorum. Allah ondan razı olsun" dedi.

Tedaviyi gerçekleştiren Prof. Dr. Gümürdülü ise Salih Murat kendisine geldiğinde öyküsünü dinlediğini ve ardından tetkiklerini yaptırdığını belirterek, "Hastamız crohn hastası idi. Zati hastalığın belirtileri 16 yaşında görülmüş. Bu yaşta ailesel bir geçiş yoksa kanser hastalığı düşünülemezdi" diye konuştu.

"TEDAVİYE 2 AY İÇİNDE YANIT VERDİ"

Prof. Dr. Gümürdülü, crohn hastalığının, gastrointestinal sistemin (Gastrointestinal Sistem. Vücudun çiğneme, sindirim, emilim ve boşaltım olaylarının gerçekleştiği ağızdan anüse kadar olan bölümü) rastgele bir yerinde oluşabilen iltihabi bir hastalık olduğunu vurguladı.

Crohn hastalığında tedavinin, hastalığın lokalizasyonuna, şiddetine ve komplikasyonların varlığına göre tertip etmesi gerektiğini vurgulayan Gümürdülü, şöyle devam etti:

"Tedavi, tedaviye alınan yanıt, hasta uyumu ve yan etkiler değerlendirilerek her hastaya değişik bir uygulama ve değerlendirmeyle yapılmalıdır. Crohn hastalığında aktüel tedavi Akut hastalığın tedavisi ve ele geçirilen düzelmenin sürdürülmesi şeklinde iki basmakta gerçekleştirilir. Hastamız Salih Murat, tedavimize tam olarak 2 ay içinde cevapladı ve hızla düzelmeye başladı."

CROHN VE FMF BELİRTİLERİ

Crohn hastalığının, bilhassa yemek vakitlerinde daha fazla karın ağrısı ve ishal gibi ülseratif kolitten daha ısrarcı belirtileri olduğunu ifade eden Prof. Dr. Yüksel Gümürdülü, "Ara sıra dışkıda kan, gevşek, sulu ve sık dışkılama, karın sağ tarafında Ağrı, iştah kaybı, kilo kaybı, halsizlik, anüste yaralar, apseler ve fistüller ile ağızda yaralar diğer belirtiler arasında bulunabilmektedir" diye konuştu.

Prof. Dr. Gümürdülü, bu hastalığın her yaşta oluşabildiğini ancak, çoğunlukla 18 ile 35 yaş arasında başladığını kaydetti.

Kısaca FMF olarak adlandırılan ailevi AKDENİZ ateşi hastalığının ise karın bölgesinde, akciğerlerde ve eklemlerde nükseden ateş ve ağrılara kapı araladığını ifade eden Gümürdülü, şunları kaydetti:

"FMF hastalığının belirtileri çoğunlukla küçüklük dönemlerinde başlar. Belirtiler nöbetler halinde 1-3 gün arası sürer. Yaygın belirtiler ateş, karın ağrısı, göğüs ağrısı, ağrılı şişkin bilekler, kabızlığı takiben ishal, bilhassa diz altında kızarmalar ve adale ağrılarıdır. Hasta nöbetler arası normal hisseder. Belirtilerin ortaya çıkması bazen 1 haftadan dahi az olabilir bazen de 1 ayı bulabilir. FMF hastalığı aileden çocuklara geçen bir gen değişimi neticesi ortaya çıkar. Gen değişinimi vücutta irinleri engellemede aksaklıklara kapı aralar."

Hastası Salih Murat'ta crohn ve FMF hastalıklarının aynı anda bulunmasının işi zorlaştırdığını ancak, çözümsüz olmadığını anlatan Prof. Dr. Gümürdülü, sözlerini şöyle bitirdi:

"Hastamızı şimdi rutin aralıklarla kontrol altında tutuyor, bir yakıntısının olup olmadığını soruyoruz. Hastanemizden taburcu olduktan sonra hiçbir mesele yaşamadık. Bundan sonra da yaşamayacağını ümit ediyorum."

555 kez görüntülendi. / 2 yıl önce eklendi.

Scroll